23 Mayıs 2015 Cumartesi

Minik Battaniyenin Karanlık Geçmişi


Geçen yıl bir örgü dergisinde gördüğüm ve çok beğendiğim bir yeleği minik kuşa örmeye karar verdim. Hemen ipleri alıp heyecanla başladım. Biraz ördüm ı-ıh olmuyor örnek bir türlü kurulmuyor. Eşe dosta, işin uzmanlarına sordum yok olmuyor. 

Dergiye mail attım daha detaylı bilgi istedim o ona yönlendirdi derken ilgiliyi buldum bana bir sayfa resimli bir açıklama gönderdiler ayyy o da ne, bu yelek o yelek miymiş ne kadar çirkinmiş, ama dergide mankenin üzerinde hiç öyle görünmüyordu!. (bu arada fotoğraf sanatının nelere kadir olduğunu da anlamış oldum) şaşkınlık, sinir bozukluğu, heves kırıklığı gibi bilumum duyguları aynı anda yaşadıktan sonra yine de sırf merakımdan yeleği bitirmeye karar verdim ama ip bitti, bir ay ip aradım Ankarada bakmadığım ipçi  kalmadı neyse sonunda buldum ve yeleği bitirdim.

Ama neredeyse örgüden soğudum çünkü hiç güzel olmadı...Sonra gözüm görmesin diye bir yerlere tıkıştırdım öylece kaldı...

Geçenlerde elime geçince öyle durup duracağına bari bir işe yarasın diye söktüm ve böyle minik bir battaniye ördüm. Bunu çok zevkle ördüm çok kolay ve dinlendirici oldu... 

Galiba bir daha yelek örmeyeceğim, hele dergiden:)   




Herkese çok mutlu bir hafta sonu diliyorum:)))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder